Prostat ameliyatı olmuş ve PSA nüksü olan hastalarda kime hormon tedavisi ve ne kadar sürede verilmeli
Prostat kanserinde Ameliyat sonrası radyoterapiye hormon tedavisi eklenmesi herkese fayda sağlamıyor
Prostat kanseri olan hastaların yaklaşık %30 oranında ameliyat sonrası PSA değeri artar.
PSA artan her hasta tedavi edilmesi gerekmediği gibi, her hastaya testosterona baskılayan hormon tedavisi verilmemelidir.
Ameliyat olmuş ve PSA değeri artan kimler hormon tedavisinden fayda görür ve hormon tedavisi ne kadar sürmelidir. Bu sorunun cevabı son yapılan çalışmayla büyük oranda verildi. Bu yazımda ameliyat sonrası PSA değeri artan hangi hastalar hormon almalı ve ne kadar süre almalı sorusuna cevap vereceğim.
Altı faz 3 randomize çalışmadan elde edilen hasta verilerinin bir araya getirildiği POSEIDON çalışması, prostat kanseri hastalarında radikal prostatektomi sonrası uygulanan ameliyat sonrası radyoterapiye hormon tedavisinin eklenmesinin faydasını araştırdı.
Araştırmanın sonuçlarına göre hormon tedavisinin eklenmesi genel hasta grubunda sağkalımı artırmadı. Ancak radyoterapi sırasında prostat spesifik antijen değeri 0,5 nanogram/mililitrenin üzerinde olan hastalarda genel sağkalımda iyileşme görüldü.
Çalışma ayrıca uzun süreli hormon tedavisinin, yani 24 ay uygulanmasının ek bir fayda sağlamadığını gösterdi. Bulgular, bu klinik durumda çoğu hasta için 4 ila 6 ay süren kısa süreli hormon tedavisinin yeterli olduğunu ortaya koydu.
Çalışmanın başyazarı Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles’tan Doktor Amar U. Kishan, sonuçları 2026 Amerikan Klinik Onkoloji Derneği Genitoüriner Kanserler Sempozyumu’nda sundu.
Doktor Kishan, çalışmanın en önemli klinik sonucunu şu sözlerle açıkladı:
“Bu çalışmanın en önemli klinik sonucu, prostat spesifik antijen değeri 0,5 nanogram/mililitre veya daha düşük olan erkeklerde ameliyat sonrası radyoterapiye hormon tedavisi eklenmesinin sağkalım üzerinde anlamlı bir fayda sağlamayabileceğini göstermesidir.”
Bireysel hasta verileriyle yapılan en büyük analiz
Daha önce Prostat Kanserinde Randomize Çalışmalar Meta Analizi Konsorsiyumu tarafından yapılan bir meta analiz, lokalize prostat kanserinde kesin radyoterapiye hormon tedavisi eklenmesinin genel sağkalımı artırdığını göstermişti. Ancak radikal prostatektomi sonrası uygulanan ameliyat sonrası radyoterapiye hormon tedavisi eklenmesinin etkisi daha belirsizdi.
POSEIDON çalışmasının amacı, prostat kanserinin tekrar ettiği hastalarda ameliyat sonrası radyoterapiye hormon tedavisi eklenmesinin sağkalım üzerindeki olası faydasını belirlemekti.
Doktor Kishan çalışmanın iki temel soruya yanıt aradığını belirtti:
“Yanıtlamak istediğimiz iki soru var. Birincisi, prostat kanseri hastalarında ameliyat sonrası hormon tedavisine gerçekten kimin ihtiyacı var? İkincisi ise bu hormon tedavisi ne kadar süre uygulanmalı?”
POSEIDON, radikal prostatektomi sonrası uygulanan ameliyat sonrası radyoterapiyi inceleyen altı faz 3 randomize çalışmanın meta analizidir. Araştırmada, konsorsiyum kapsamında yer alan beş binden fazla hastanın bireysel verileri analiz edildi.
Tüm hastalar ameliyat sonrası radyoterapi aldı. Hastaların çoğunda prostat spesifik antijen değerinin yükselmesiyle ortaya çıkan nüks prostat kanseri bulunuyordu. Daha küçük bir hasta grubuna ise yüksek riskli tümör nedeniyle ameliyat sonrası ek tedavi uygulanmıştı. Çalışmanın ortalama takip süresi yaklaşık dokuz yıl oldu.
Doktor Kishan, bireysel hasta verilerinin kullanılmasının önemine de dikkat çekti:
“Bu çalışmada veriler dünyanın farklı bölgelerindeki birçok randomize çalışmadan geldi. Çalışma düzeyindeki veriler yerine bireysel hasta verilerini kullanmak, hasta özellikleri hakkında çok daha ayrıntılı bilgi elde etmemizi sağladı. Bu da bu yaklaşımın en güçlü yönlerinden biri oldu.”
Yüksek prostat spesifik antijen değerinde hormon tedavisinin faydası
Analiz sonuçlarına göre hormon tedavisi eklenmesi genel hasta grubunda genel sağkalımı anlamlı biçimde artırmadı. Ancak alt grup analizinde prostat spesifik antijen değeri 0,5 nanogram/mililitrenin üzerinde olan hastalarda sağkalım avantajı ortaya çıktı.
Doktor Kishan bu bulgunun beklenmedik olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Çalışmanın şaşırtıcı ama oldukça net bulgularından biri, hormon tedavisinden sağkalım faydası görmek için prostat spesifik antijen değerinin eşik noktasının 0,5 olmasıydı. Bu değer genellikle radyoterapinin geç dönemde uygulandığını düşündürür. Çünkü çoğu hastada radyoterapiye bu kadar yüksek prostat spesifik antijen değeriyle başlamayız.”
Araştırma ayrıca çoğu hasta için 4 ila 6 ay süren kısa süreli hormon tedavisinin yeterli olduğunu gösterdi. Hormon tedavisinin daha uzun süre uygulanmasının ek bir yarar sağladığına dair veri bulunmadı. Bu durum, kesin radyoterapi uygulanan hastalarda uzun süreli hormon tedavisinin faydalı bulunmasıyla farklılık gösteriyor.
Erken yakalanan nükslerde radyoterapi tek başına etkili olabilir
Çalışmayı değerlendiren AdventHealth’ten Doktor Bridget F. Koontz, sonuçların prostat kanseri tedavisini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.
Koontz’a göre çalışma, birçok prostat kanseri hastasının radyoterapiden fayda görmek için hormon tedavisine ihtiyaç duymayabileceğini gösteriyor.
“Prostat spesifik antijen değeri yalnızca 0,5’in üzerinde olduğunda hormon tedavisi genel sağkalım üzerinde etkili oldu. Bu da prostat kanseri nüksü erken yakalandığında, düşük prostat spesifik antijen düzeylerinde, radyoterapinin tek başına oldukça etkili olduğunu gösteriyor. Böylece pek çok hastada tedaviye bağlı yan etkileri azaltma fırsatı doğabilir.”
Doktor Koontz ayrıca bu bulguların prostat kanserinde kullanılan ileri görüntüleme yöntemleriyle de uyumlu olduğunu belirtti.
Ameliyat sonrası ve radyoterapi öncesinde hastaları evrelemek için sıklıkla prostat spesifik membran antijeni pozitron emisyon tomografisi kullanılıyor. Bu görüntüleme yöntemi, hastalığın yeniden değerlendirilmesi ve hormon tedavisine ihtiyaç olup olmadığının belirlenmesine yardımcı olabiliyor.
Koontz, prostat spesifik antijen için belirlenen 0,5 nanogram/mililitre eşiğinin, bu görüntüleme testinde pozitif sonuç görülme olasılığıyla da örtüştüğünü vurguladı.
Bu durum, hormon tedavisinin sağladığı faydanın hastalığın lenf düğümlerine veya daha uzak bölgelere yayılmasıyla ilişkili olabileceğini düşündürüyor.