Mesane Kanserinde Tarihi Dönüm Noktası 20 Yıllık Standart Tedavi Değişiyor Kemoterapinin Yerini Hedefe Yönelik Tedavi ve İmmünoterapi Alıyor

 

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) kas invaziv mesane kanserinde pembrolizumab (Keytruda) birlikte enfortumab vedotin (Padcev) kombinasyonuna onay

Mesane kanseri, dünyada en sık görülen kanserlerden biri olup özellikle kas tabakasına ilerlediğinde oldukça agresif seyreden bir hastalıktır. Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapilerin henüz kullanılmadığı dönemde, kemoterapiye yanıt veren hastaların önemli bir kısmında hastalık ortalama bir yıl içinde yeniden nüks ediyordu. Bu nedenle, tümör metastaz yapmadan önce sistemik kemoterapi ile kontrol altına alınması ve ardından mesanenin cerrahi olarak çıkarılması (radikal sistektomi) standart tedavi yaklaşımı haline gelmişti.

Yaklaşık son 20 yıldır kas invaziv mesane kanserinde standart uygulama, ameliyat öncesinde 4 kür sisplatin ve gemsitabin kemoterapisi verilmesi, ardından hastanın ameliyat edilmesi şeklindeydi. Ancak bu köklü yaklaşım, enfortumab vedotin ile pembrolizumab kombinasyonunun değerlendirildiği KEYNOTE-B15 çalışmasının sonuçlarıyla değişmeye başladı.

Çalışmada, ameliyat öncesinde uygulanan 4 kür enfortumab vedotin ve pembrolizumab kombinasyonu, standart sisplatin-gemsitabin tedavisine kıyasla ameliyat sonrası patolojik incelemede tümörün tamamen ortadan kalktığını gösteren patolojik tam yanıt (pCR) oranını yaklaşık %33’ten %56’ya yükseltti. Bunun yanı sıra hastalığın tekrarlama veya ilerleme riskini de anlamlı ölçüde azalttı.

Bu sonuçlar, kas invaziv mesane kanserinde yaklaşık 20 yıldır değişmeyen tedavi pratiğini değiştirecek niteliktedir. Artık ameliyat öncesi yalnızca kemoterapinin uygulandığı dönemin yerini, hedefe yönelik tedaviler ile immünoterapinin birlikte kullanıldığı yeni bir dönem almaktadır. Bu gelişme yalnızca yeni bir tedavi seçeneği değil, mesane kanseri tedavisinde yeni bir çağın başlangıcı olarak değerlendirilmektedir. Önümüzdeki yıllarda bu alanda elde edilecek yeni başarıların, hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerinde daha da önemli kazanımlar sağlaması beklenmektedir.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kas invaziv mesane kanseri (MIBC) bulunan erişkin hastalarda, ameliyat öncesi (neoadjuvan) dönemde pembrolizumab (Keytruda) birlikte enfortumab vedotin (Padcev) kullanımını ve sistektomi sonrası adjuvan tedaviyi onayladı.

Onayın temelini, faz 3 KEYNOTE-B15/EV-304 çalışmasının sonuçları oluşturdu.

Çalışmada yaklaşık 800 hasta iki gruba ayrıldı. Yaklaşık 400 hasta, ameliyat öncesinde Keytruda ve Padcev kombinasyonu aldı; diğer 400 hasta ise standart tedavi olan gemcitabin ve sisplatin kemoterapisi ile tedavi edildi.

Sonuçlara göre, Keytruda + Padcev kombinasyonu hastalığın ilerlemesi veya nüks riskini yaklaşık %47 azalttı (HR: 0,53). Kombinasyon kolunda medyan olaysız sağkalıma henüz ulaşılamazken, standart kemoterapi grubunda bu süre yaklaşık 49 ay olarak hesaplandı.

Genel sağkalım analizinde de kombinasyon tedavisi lehine anlamlı bir avantaj görüldü. Ölüm riski yaklaşık %35 daha düşük bulundu (HR: 0,65). Ancak her iki grupta da medyan genel sağkalım süresine henüz ulaşılamadı.

Çalışma nasıl yürütüldü?

KEYNOTE-B15 çalışmasına, klinik evresi T2-T4aN0M0 veya T1-T4aN1M0 olan kas invaziv mesane kanseri hastaları dahil edildi.

Deney grubundaki hastalar ameliyat öncesinde 4 kür Keytruda ve Padcev kombinasyonu aldı. Sistektomi sonrasında ise aynı kombinasyon 5 kür daha uygulandı.

Kontrol grubundaki hastalar ise ameliyat öncesinde standart gemcitabin + sisplatin kemoterapisi aldı ve cerrahi sonrasında yalnızca takip edildi.

Çalışmanın temel değerlendirme kriteri olaysız sağkalım (EFS) olurken, genel sağkalım (OS), patolojik tam yanıt (pCR) ve güvenlilik de incelendi.

Patolojik tam yanıt oranı belirgin arttı

2026 Genitourinary Cancers Symposium’da paylaşılan güncel verilere göre:

  • 12 aylık olaysız sağkalım oranı kombinasyon grubunda yaklaşık %86, kemoterapi grubunda ise %75 oldu.
  • 24 aylık olaysız sağkalım oranı ise sırasıyla yaklaşık %79 ve %66 olarak bildirildi.
  • 12 aylık genel sağkalım oranları yaklaşık %93 ve %90 olurken, 24 aylık genel sağkalım oranları yaklaşık %87 ve %81 olarak hesaplandı.

Ayrıca, ameliyat sonrası dokuda tümörün tamamen kaybolduğu patolojik tam yanıt (pCR) oranı kombinasyon tedavisi alan hastalarda yaklaşık %56 olurken, standart kemoterapi grubunda bu oran yaklaşık %33 olarak gerçekleşti.

Yan etki profili

Her iki tedavi grubunda da yan etkiler oldukça yaygın görüldü ve hastaların yaklaşık %98’inde en az bir tedaviye bağlı yan etki gelişti.

  • Şiddetli (Evre 3 ve üzeri) yan etkiler kombinasyon grubunda yaklaşık %76, kemoterapi grubunda ise %67 oranında görüldü.
  • Ciddi yan etkiler sırasıyla yaklaşık %63 ve %48 olarak bildirildi.
  • Tedaviye bağlı ölüm oranı kombinasyon kolunda yaklaşık %4, kemoterapi kolunda ise %3 düzeyinde gerçekleşti.

Ameliyat öncesi dönemde yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma oranı kombinasyon grubunda yaklaşık %25, kemoterapi grubunda ise %15 oldu. Kombinasyon tedavisi alan hastaların yaklaşık %29’u ise ameliyat sonrası adjuvan dönemde yan etkiler nedeniyle tedaviyi sonlandırdı.

 


    Yorum Bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.