Mesane Kanserinde 20 Yıllık Standart Değişiyor: Yeni Kombinasyon Daha Etkili

Enfortumab vedotin ile pembrolizumab kombinasyonu, kas tabakasına invaze mesane kanserinde kemoterapiye kıyasla patolojik tam yanıt oranını önemli oranda artırdı

Dünyanın en önemli üroonkoloji kongresi olan Amerika Onkoloji Derneği yaptığı ASCO GU 2026 26–28 Şubat 2026 tarihleri arasında San Francisco, California, ABD’de Moscone West’te düzenlendi.
 Etkinlikte dünya çapından onkoloji uzmanları katıldı; raporlara göre yaklaşık 6 175 kişi katıldı.

Bu kongrede pratiğimizi değiştiren en önemli çalışma, mesane kanseri hastalarında ameliyat öncesi uygulanan yeni sistemik tedavi ile sonuçların anlamlı ölçüde iyileştiğini göstermiştir. Bu çalışma sayesinde, yaklaşık 20 yıldır kullanılan standart kemoterapi yerine, kanseri daha hedefli şekilde etkileyen sitotoksik ajan ile immünoterapi kombinasyonuna geçiş sağlanmıştır.

Bu yazıdan pratiğimizi baştan sonra değiştirecek KEYNOTE-B15 çalışmasından kısa bahsedeceğim

Bu çalışmasının sonuçları, kas tabakasına invaze mesane kanseri tedavisinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Yaklaşık 20 yıldır bu hasta grubunda ameliyat öncesi platin bazlı kemoterapi ve ardından mesanenin tamamen çıkarılması ameliyatı standart tedavi olarak uygulanıyordu. Ancak yeni çalışma, platin içermeyen bir tedavi yaklaşımının ilk kez bu standart yöntemden daha üstün sonuçlar sağladığını ortaya koydu.

Çalışmada, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde hedefe yönelik antikor-ilaç konjugatı olan enfortumab vedotin ile bağışıklık sistemini aktive eden immünoterapi ilacı pembrolizumab kombinasyonu uygulanan hastalar, gemcitabin ve sisplatin kemoterapisi alan hastalarla karşılaştırıldı.

Toplam 808 hastanın yer aldığı araştırmada:

  • Yeni tedavi kombinasyonu hastalıksız geçen süreyi anlamlı ölçüde uzattı. Bu grupta ortanca hastalıksız sağkalım süresine henüz ulaşılamazken, standart kemoterapi grubunda bu süre 48,5 ay olarak belirlendi.
  • Birinci yıl sonunda hastalıksız kalma oranı yeni tedavi grubunda yüzde 86, standart tedavi grubunda yüzde 75,4 oldu.
  • İkinci yılda bu oranlar sırasıyla yüzde 79,4 ve yüzde 66,2 olarak açıklandı.
  • Genel sağkalım da yeni tedavi lehine daha iyi bulundu.
  • Ameliyat sonrası patolojik tam yanıt oranı yeni kombinasyonda yüzde 55,8’e ulaşırken, standart kemoterapide bu oran yüzde 32,5’te kaldı.

Araştırmayı sunan Mount Sinai Tisch Kanser Merkezi’nden Matthew Galsky, bu çalışmanın platin bazlı kemoterapiye doğrudan karşılaştırmalı olarak üstünlük gösteren ilk platin dışı tedavi olduğunu vurguladı. Uzmanlar, elde edilen sonuçların kas tabakasına invaze mesane kanserinde yeni bir tedavi standardının önünü açabileceğini belirtiyor.

Yan etki oranları her iki grupta da yüksek olmakla birlikte, yeni tedavi kombinasyonunda cilt reaksiyonları, sinir hasarı, göz problemleri, tiroit fonksiyon bozuklukları ve nadiren akciğer iltihabı gibi bağışıklık sistemiyle ilişkili yan etkiler daha sık görüldü. Buna rağmen uzmanlar, sağkalım avantajının klinik olarak son derece anlamlı olduğunu ifade ediyor.

Sonuç olarak, bu çalışma mesane kanseri tedavisinde yaklaşık 20 yıldır süren kemoterapi ağırlıklı yaklaşımın yerini, hedefe yönelik tedavi ve immünoterapinin birlikte kullanıldığı yeni bir döneme bırakabileceğini gösteriyor.

 


    Yorum Bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.