Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Yeni Tedavi Seçeneği
Yeni Antikor-İlaç Konjugatı Nüks Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Etkili
Journal of Clinical Oncology dergisinde yayımlanan faz 1b çalışmada Zhao ve arkadaşları, ilk sınıf bispesifik antikor-ilaç konjugatı olan izalontamab brengitecanın (iza-bren, BL-B01D1), nüks etmiş yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde, özellikle ikinci basamak tedavide, etkili olabileceğini gösterdi.
İzalontamab brengitecan, kanser hücrelerindeki HER3 ve EGFR proteinlerini hedefleyen bispesifik bir antikor-ilaç konjugatıdır. Bu iki hedefe bağlandıktan sonra hücre içine girerek taşıdığı sitotoksik ilacı serbest bırakır ve kanser hücresinin ölümünü tetikler.
Çalışmaya, platin bazlı kemoterapi ve programlanmış ölüm reseptörü veya programlanmış ölüm ligandı 1 inhibitörü tedavisi sonrasında hastalığı ilerleyen 52 hasta dahil edildi. Hastalara, daha önceki çalışmalarda belirlenen önerilen faz 2 dozu olan, her 3 haftalık tedavi döngüsünün 1. ve 8. günlerinde kilogram başına 2,5 miligram izalontamab brengitecan verildi.
Hastaların ortanca yaşı 60,5 yıl olurken, yüzde 32,6’sında başlangıçta beyin metastazı bulunuyordu. Hastaların yüzde 57,7’si en az iki tedavi basamağı almıştı. Hastaların yüzde 42,3’ü ise tek bir önceki tedavi basamağının ardından ikinci basamakta izalontamab brengitecan aldı.
Yanıt oranı yüzde 48,1
5 Aralık 2024 tarihli veri kesimine göre objektif yanıt oranı yüzde 48,1 olurken, 25 hastada kısmi yanıt elde edildi. Hastalık kontrol oranı yüzde 80,8 olarak belirlendi.
Yanıta ulaşan hastalarda yanıtın ortanca süresi 4,9 ay, hastalığın ilerlemesine veya ölüme kadar geçen ortanca süre 4,1 ay ve genel sağkalım süresi 12,2 ay oldu.
İkinci basamak tedavi alan 22 hastada sonuçlar daha dikkat çekiciydi. Bu grupta objektif yanıt oranı yüzde 72,7, hastalık kontrol oranı yüzde 90,9 olarak bulundu. Hastalığın ilerlemesine veya ölüme kadar geçen ortanca süre 6,2 ay, genel sağkalım süresi ise 15 ay olarak hesaplandı.
Daha önce irinotekan tedavisi alan hastalarda objektif yanıt oranı yüzde 31,6 oldu. Araştırmacıların gerçekleştirdiği keşif amaçlı biyobelirteç analizlerinde ise insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 3 açısından pozitif tümörlerde yanıt oranının negatif tümörlere kıyasla daha yüksek olduğu görüldü. Yanıt oranları sırasıyla yüzde 68,8 ve yüzde 14,3 olarak belirlendi. Epidermal büyüme faktörü reseptörü düzeylerinin ise tedavi yanıtıyla belirgin bir ilişki göstermediği bildirildi.
Yan etkiler yakından takip edildi
Tedaviyle ilişkili yan etkiler destekleyici tedaviler ve doz değişiklikleriyle yönetilebilir bulundu. En sık görülen yan etkiler kansızlık, trombositopeni, lökopeni ve nötropeni oldu.
Tedaviyle ilişkili 3. derece veya daha şiddetli yan etkiler hastaların yüzde 75’inde görüldü. Hastaların yüzde 46’sında doz azaltılması gerekti ve yüzde 13’ünde tedavi yan etkiler nedeniyle tamamen sonlandırıldı. Tedaviyle ilişkili interstisyel akciğer hastalığı görülmedi.
İki hastada, yani hastaların yüzde 3,8’inde, tedaviyle ilişkili 5. derece yan etki gelişti ve bu hastalar hayatını kaybetti. Ölümlerin birinin solunum yetmezliği, diğerinin ise gastrointestinal enfeksiyon nedeniyle meydana geldiği bildirildi.
Araştırmacılar, izalontamab brengitecanın nüks etmiş yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde, özellikle ikinci basamak tedavide, umut verici antitümör aktivite gösterdiği sonucuna vardı.
İzalontamab brengitecanın topotekan ile karşılaştırıldığı, faz 3 randomize kontrollü çalışma ise halen devam ediyor.