Selperkatinib Erken Evre Akciğer Kanserinde Çığır Açan Sonuçlar Gösterdi
Adjuvan Selperkatinib, RET Füzyon Pozitif Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserinde Sağkalımı Uzattı
2026 Amerikan Klinik Onkoloji Derneği Yıllık Toplantısı sırasında açıklanan Faz 3 LIBRETTO-432 çalışmasının birincil sonuçlarına göre, selperkatinib, evre II ila IIIA RET füzyon pozitif küçük hücreli dışı akciğer kanseri bulunan hastalarda adjuvan tedavi olarak kullanıldığında hastalık nüksü veya ölüm riskini plaseboya kıyasla %83 oranında azalttı.
Araştırmada olaydan bağımsız sağkalım açısından elde edilen iyileşme istatistiksel olarak anlamlı bulundu ve çalışmanın birincil sonlanım noktası karşılandı. Yirmi dört aylık olaydan bağımsız sağkalım oranı selperkatinib grubunda %91,5 (yüzde 95 güven aralığı: %75,4-%97,2), plasebo grubunda ise %61,1 (yüzde 95 güven aralığı: %44,2-%74,3) olarak hesaplandı. Tehlike oranı 0,172 (yüzde 95 güven aralığı: 0,058-0,509; p=0,0003) olarak bildirildi.
Çalışmanın sonuçlarını sunan Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles Kampüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Jonathan Goldman, “Bu sonuçlar, akciğer kanseri tanısı konulduğu anda spesifik gen değişikliklerinin araştırılmasının en uygun tedavi seçimleri açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Adjuvan selperkatinib, erken evre RET füzyon pozitif akciğer kanserinde yeni bir standart tedavi seçeneği olarak değerlendirilmelidir” dedi.
Erken Evre Hastalıkta RET Hedefli Tedavide Yeni Dönem
Epidermal büyüme faktörü reseptörü ve anaplastik lenfoma kinaz gen değişiklikleri taşıyan erken evre akciğer kanserlerinde cerrahi sonrasında hedefe yönelik tedaviler standart yaklaşım haline gelmiş ve nüks riskinde önemli azalmalar sağlamıştı.
Daha önce Faz 3 LIBRETTO-431 çalışmasında selperkatinibin, ileri evre RET füzyon pozitif küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında platin bazlı kemoterapiye, pembrolizumab eklenmiş olsun veya olmasın, kıyasla progresyonsuz sağkalımı anlamlı ölçüde uzattığı gösterilmişti. Bu çalışmada medyan progresyonsuz sağkalım selperkatinib ile 24,8 ay, kontrol grubunda ise 11,2 ay olarak bulunmuştu. Objektif yanıt oranları ise sırasıyla %84 ve %65 olarak bildirilmişti.
LIBRETTO-432 Çalışmasının Tasarımı
Goldman, erken evre akciğer kanseri hastalarının önemli bir bölümünde cerrahi veya radyoterapi sonrasında kür sağlanabilmesine rağmen ilk beş yıl içinde nüks riskinin yüksek olduğunu belirterek, ağızdan kullanılan bir tedavinin bu riski azaltıp azaltamayacağını değerlendirmek amacıyla çalışmanın planlandığını ifade etti.
LIBRETTO-432; histolojik olarak doğrulanmış RET füzyon pozitif küçük hücreli dışı akciğer kanseri bulunan, cerrahi veya radyoterapi ile kesin tedavi almış ve gerektiğinde adjuvan sistemik tedavi uygulanmış hastaların dahil edildiği çok merkezli, uluslararası, çift kör, randomize ve plasebo kontrollü Faz 3 bir çalışma olarak yürütüldü.
Toplam 151 hasta, vücut ağırlığına göre günde iki kez 160 miligram veya 120 miligram selperkatinib ya da plasebo almak üzere bire bir oranında randomize edildi. Tedavi süresi en fazla üç yıl olarak planlandı ve hastalık nüksü, ilerleme veya ölüm durumunda sonlandırıldı. Plasebo kolundaki hastalara hastalık ilerlediğinde selperkatinibe geçiş hakkı tanındı.
Birincil analiz, evre II ila IIIA hastalarda araştırmacı değerlendirmesine göre olaydan bağımsız sağkalım üzerinden gerçekleştirildi.
Hasta Özellikleri Dengeliydi
Birincil analiz popülasyonunda medyan yaş selperkatinib grubunda 59,5 yıl, plasebo grubunda ise 61 yıl olarak bildirildi. Her iki grupta da hastaların çoğunluğu kadın, Asya kökenli, hiç sigara içmemiş ve Doğu Asya bölgesinden gelen bireylerden oluşuyordu.
Programlanmış ölüm ligandı 1 durumuna bakıldığında, selperkatinib grubunda hastaların %20,4’ü negatif, %46,3’ü pozitif olarak değerlendirildi. Plasebo grubunda ise bu oranlar sırasıyla %29,1 ve %50,9 olarak kaydedildi.
Goldman, iki tedavi kolunun başlangıç özellikleri açısından genel olarak dengeli olduğunu vurguladı.
Güvenlilik Bulguları
Araştırmacılar, selperkatinibin güvenlilik profilinin metastatik hastalıkta gözlenen verilerle uyumlu olduğunu belirtti.
Selperkatinib kullanan tüm hastalarda en az bir tedaviye bağlı advers olay görüldü. Hastaların %66,7’sinde üçüncü derece veya daha yüksek şiddette advers olaylar rapor edildi.
En sık görülen advers olaylar arasında alanin aminotransferaz düzeyinde artış (%62,7), aspartat aminotransferaz düzeyinde artış (%60,0), ağız kuruluğu (%40,0), ishal (%38,7), hipertansiyon (%30,7), öksürük (%26,7), bilirubin yüksekliği (%26,7), kabızlık (%22,7) ve hiperürisemi (%20,0) yer aldı.
Yan etkilerin büyük bölümünün doz ayarlamaları ile yönetilebildiği bildirildi. Tedavinin advers olaylar nedeniyle bırakılma oranı selperkatinib grubunda %17,3 iken plasebo grubunda %1,3 olarak gerçekleşti. Selperkatinib kolunda tedaviye bağlı ölüm bildirilmedi.
Sonuç
LIBRETTO-432 çalışmasının sonuçları, RET füzyon pozitif erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında adjuvan selperkatinib tedavisinin nüks veya ölüm riskini belirgin şekilde azalttığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu verilerin tanı anında rutin moleküler testlerin yapılmasının önemini desteklediğini ve selperkatinibin bu hasta grubunda yeni bir standart tedavi seçeneği olabileceğini vurguluyor.