EGFR Ekzon 20 İnsersiyon Mutasyonlu Akciğer Kanserinde Sunvozertinibden Olumlu Sonuçlar

Sunvozertinib  EGFR Ekzon 20 İnsersiyon Mutasyonlu Akciğer Kanserinde İlk Basamakta Kemoterapiyi Geride Bıraktı

 

Faz 3 WU-KONG28 çalışmasının sonuçları, ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri bulunan ve EGFR ekzon 20 insersiyon mutasyonu taşıyan hastalarda ilk basamak sunvozertinib tedavisinin platin bazlı kemoterapiye kıyasla belirgin şekilde daha etkili olduğunu ortaya koydu.

Çalışmanın baş araştırmacısı, Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi’nden Dr. John Heymach, bunun ağızdan kullanılan bir ilacın bu hasta grubunda uzun yıllardır kullanılan kemoterapi temelli standart tedaviden üstün olduğunu gösteren ilk randomize çalışma olduğunu belirtti.

Heymach, ilacın ilk basamak kullanım onayı alması halinde hastaların kemoterapiye geçmeden önce iyi tolere edilen, ağızdan alınan bir tedavi seçeneğine sahip olacağını söyledi.

Tedavisi Güç Bir Hasta Grubunda Değerlendirildi

Sunvozertinib, epidermal büyüme faktörü reseptörü tirozin kinaz inhibitörü sınıfında yer alan, seçici ve geri dönüşümsüz etkili bir hedefe yönelik tedavi olarak geliştirildi. İlaç, daha önce platin bazlı kemoterapi sonrası hastalığı ilerleyen ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarının tedavisinde Amerika Birleşik Devletleri’nde hızlandırılmış onay, Çin’de ise tam onay aldı.

WU-KONG28 çalışması, ilacın etkinlik ve güvenliliğini daha geniş bir hasta grubunda değerlendirmek amacıyla yürütüldü. Araştırmaya toplam üç yüz yirmi dört hasta dahil edildi. Hastaların yarısı günde bir kez üç yüz miligram sunvozertinib tedavisi alırken, diğer yarısı üç haftada bir uygulanan karboplatin ve pemetrekset kombinasyonuyla tedavi edildi. Kemoterapi kolundaki hastalara hastalık ilerlediğinde sunvozertinib kullanma imkânı tanındı.

Çalışmanın temel değerlendirme ölçütü hastalığın ilerlemeden kontrol altında kaldığı süre olurken, genel sağkalım, tümör yanıt oranı, yanıt süresi ve güvenlilik de incelendi.

Hastalık Kontrol Süresinde Belirgin Avantaj

Araştırma sonuçlarına göre sunvozertinib, standart kemoterapiye kıyasla daha güçlü tümör kontrolü sağladı.

Sunvozertinib kullanan hastalarda hastalığın ilerlemeden kontrol altında kaldığı medyan süre yaklaşık on ay olurken, kemoterapi alanlarda bu süre yaklaşık sekiz ay olarak hesaplandı. Bu avantajın tüm hasta alt gruplarında korunduğu bildirildi.

Tedaviye yanıt oranı da sunvozertinib lehine belirgin şekilde daha yüksekti. Sunvozertinib kullanan hastaların yaklaşık yüzde elli dokuzunda tümörlerde anlamlı küçülme görülürken, kemoterapi grubunda bu oran yaklaşık yüzde otuz bir olarak kaydedildi.

Ayrıca tedaviye verilen yanıtın devam etme süresi sunvozertinib grubunda yaklaşık on bir ay, kemoterapi grubunda ise yaklaşık yedi ay oldu.

Dr. Heymach, çalışmanın hastalığın ilerlemeden kontrol altında kaldığı süre, yanıt süresi ve yanıt oranı açısından temel hedeflerine ulaştığını vurguladı.

Güvenlilik Verileri Olumlu

Sunvozertinibin güvenlilik profilinin daha önceki çalışmalarla uyumlu olduğu belirtildi. Tedaviye bağlı yan etkiler nedeniyle ilacı bırakmak zorunda kalan hasta oranı yaklaşık yüzde yedi olarak gerçekleşti. Tedaviye bağlı ölüm vakası bildirilmedi.

Şiddetli deri döküntüsü yalnızca bir hastada görülürken, ciddi derecede ishal oranı yaklaşık yüzde on dört olarak kaydedildi. Araştırmacılar, bu yan etkinin deneyimli hekimler tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Yaşam Kalitesi Açısından Önemli Bir Seçenek

Mayo Clinic Kapsamlı Kanser Merkezi’nden Dr. Vamsi Velcheti, çalışmanın sunvozertinibin hem istatistiksel hem de klinik açıdan anlamlı fayda sağladığını gösterdiğini ifade etti.

Velcheti, ağızdan kullanılan tedavinin iyi tolere edilmesi sayesinde hastaların yaşam kalitesini artırma potansiyeline sahip olduğunu ve tedavi kolaylığı sunduğunu belirtti. Bu özelliklerin mevcut standart tedaviye göre önemli avantajlar sağladığını vurguladı.

Araştırmacılar, genel sağkalım verilerinin henüz olgunlaşmadığını ancak daha uzun takip süresiyle elde edilecek sonuçların, sunvozertinibin sağladığı hastalık kontrolü ve yanıt avantajlarının uzun vadeli yaşam süresine de yansıyıp yansımadığını göstereceğini ifade etti.

 


    Yorum Bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.