Melanom Tedavisinde mRNA Aşısı Dönemi: Nüks ve Metastaz Riski Azaldı

 

Kişiselleştirilmiş mRNA Aşısı ve İmmünoterapi Kombinasyonu Melanomda Nüks Riskini Azalttı

 

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin 2026 Yıllık Toplantısı’nda sunulan ve eş zamanlı olarak Journal of Clinical Oncology dergisinde yayımlanan Faz İki B KEYNOTE-942 çalışmasının beş yıllık sonuçlarına göre, kişiselleştirilmiş neoantijen tedavisi intismeran otogen ile pembrolizumab kombinasyonu, yüksek riskli ve ameliyat edilmiş melanom hastalarında yalnızca pembrolizumab tedavisine kıyasla daha iyi sonuçlar sağladı.

Çalışmanın kıdemli araştırmacısı ve New York Üniversitesi Grossman Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Janice Mehnert, elde edilen bulguların intismeran aşı tedavisinin immünoterapi ile birlikte kullanıldığında kanserin tekrar etme riskini belirgin şekilde azalttığını ve klinik sonuçları iyileştirdiğini gösterdiğini söyledi. Mehnert, sonuçların ayrıca mRNA aşılarının yüksek mutasyon oranlarına sahip diğer kanser türlerinde de immünoterapi ile birlikte etkili olabileceğine işaret ettiğini belirtti.

İntismeran otogen, tümöre özgü neoantijenlere karşı bağışıklık sisteminin T hücresi yanıtını güçlendirmeyi amaçlayan mRNA tabanlı kişiselleştirilmiş bir aşı olarak geliştirildi.

Çalışmaya, yüksek riskli ve ameliyat edilmiş evre üç B ile evre dört kutanöz melanomlu toplam yüz altmış hasta dahil edildi. Hastaların yaklaşık yüz onu intismeran otogen ile pembrolizumab kombinasyonu alırken, elli hasta yalnızca pembrolizumab tedavisi gördü.

Beş yıllık takip sonuçlarına göre kombinasyon tedavisi, hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini yaklaşık yüzde elli azalttı. Beş yıllık nükssüz sağkalım oranı kombinasyon grubunda yaklaşık yüzde altmış dokuz, yalnızca pembrolizumab alan grupta ise yaklaşık yüzde kırk dokuz olarak hesaplandı.

Uzak organlara metastaz gelişme riski de kombinasyon tedavisiyle yaklaşık yüzde altmış oranında azaldı.

Genel sağkalım sonuçlarında da iyileşme eğilimi gözlendi. Beş yıllık genel sağkalım oranı kombinasyon grubunda yaklaşık yüzde doksan iki, yalnızca pembrolizumab alan hastalarda ise yaklaşık yüzde yetmiş bir olarak bildirildi.

Takip süresi boyunca her iki tedavi grubunda da yedişer hasta yaşamını yitirdi.

Araştırmacılar, intismeran otogenin güvenlik profilinin önceki analizlerle uyumlu olduğunu ve yeni bir güvenlik sorunu ortaya çıkmadığını belirtti.

Öte yandan, intismeran otogenin melanom hastalarında ilk basamak tedavide pembrolizumab ile birlikte kullanımını değerlendirecek uluslararası Faz Üç çalışmasının da başlatıldığı açıklandı.

 


    Yorum Bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.