Prostat, Akciğer ve Kadın Kanserlerinde B7-H3 Hedefli Tedavilerden Güçlü Sonuçlar

 

B7-H3 Hedefli Tedaviler Kanserde Yeni Umut Olabilir

 

Kanser tedavisinde dikkat çeken yeni hedeflerden biri olan B7-H3 proteini, özellikle prostat, akciğer ve kadın üreme sistemi kanserlerinde umut verici sonuçlar göstermeye başladı. Henüz bu hedefe yönelik hiçbir ilaç resmi onay almamış olsa da klinik araştırmalarda elde edilen sonuçlar araştırmacıların ilgisini çekiyor.

B7-H3 (CD276), birçok tümörde aşırı bulunan ve kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden saklanmasına yardımcı olduğu düşünülen bir yüzey proteinidir. Bu özelliği nedeniyle günümüzde kanser tedavisinin en umut verici yeni hedeflerinden biri olarak kabul edilmektedir.

B7-H3’ü hedefleyen prostat ve akciğer kanseri klinik çalışmaları, Koç Üniversitesi Hastanesi Klinik Araştırmalar Ünitesi’nde devam ediyor. Özellikle prostat kanseri alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimime dayanarak, bu tedavilerin mevcut tedavi seçenekleri tükenmiş hastalarda şimdiye kadar gördüğümüz en umut verici sonuçlardan bazılarını ortaya koyabileceğini düşünüyorum. Ancak bu yaklaşımın etkinliği ve güvenliliği konusunda kesin sonuçlara ulaşabilmek için daha uzun takip sürelerine ve daha geniş hasta gruplarında elde edilecek verilere ihtiyaç duyuyoruz.

Dünyada ki çalışma sonuçları ve deneyimlerine baktığımız zaman. Minnesota Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Onkolog Dr. Nicholas Zorko, B7-H3’ün bağışıklık sistemiyle ilişkili bir protein ailesine ait olduğunu ancak bilinen bağışıklık kontrol noktası tedavilerinden farklı davrandığını belirtiyor. Zorko’ya göre B7-H3, birçok katı tümörde yüksek düzeyde bulunurken sağlıklı dokularda daha düşük seviyelerde görülüyor. Bu durum, kanser hücrelerini hedeflemek için yeni bir fırsat sunuyor.

Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Güçlü Sonuçlar

B7-H3’ü hedefleyen ifinatamab deruxtecan adlı antikor-ilaca bağlı tedavi, yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde dikkat çekici sonuçlar verdi.

Platin bazlı kemoterapi sonrasında hastalığı ilerleyen hastalarda yapılan çalışmada:

  • Hastaların yaklaşık yarısında tümör küçülmesi görüldü.
  • Ortalama yaşam süresi yaklaşık 10 ay oldu.
  • Hastalığın ilerlemeden kontrol altında kaldığı süre yaklaşık 5 ay olarak ölçüldü.

Yan etkiler sık görülse de araştırmacılar bunların genel olarak yönetilebilir düzeyde olduğunu belirtiyor.

Dr. Zorko, “B7-H3 iyi bir hedef gibi görünüyor. Ancak hangi tedavilerle birlikte kullanılmasının en uygun olacağını henüz bilmiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Prostat Kanserinde Dikkat Çeken Yanıtlar

İleri evre ve hormon tedavisine dirençli prostat kanserinde de B7-H3 hedefli ilaçlar umut verici sonuçlar gösterdi.

Vobramitamab duocarmazine adlı ilaçla yapılan çalışmada:

  • Hastaların yaklaşık yüzde 40’ında tümör yanıtı elde edildi.
  • Hastaların yaklaşık yarısında prostat kanseri belirteci olan PSA düzeyi önemli ölçüde düştü.

Araştırmacılar, prostat kanserlerinde B7-H3’ün çok yüksek oranda bulunduğunu, buna karşılık klasik bağışıklık hedeflerinden biri olan PD-L1’in genellikle düşük seviyede olduğunu vurguluyor.

Bir başka B7-H3 hedefli ilaç olan risvutatug rezetecan ile yapılan araştırmada ise:

  • Hastaların yaklaşık üçte birinde tümör küçülmesi görüldü.
  • Hastaların yarısından fazlasında hastalık dokuz aya kadar kontrol altında tutulabildi.

Kadın Kanserlerinde Erken Dönem Başarı

Yeni geliştirilen SYS6043 adlı ilaç, yumurtalık, rahim ve rahim ağzı kanserlerinde de umut verici sonuçlar verdi.

Araştırmada:

Yumurtalık Kanseri

  • Hastaların yaklaşık yarısında tümör yanıtı görüldü.
  • Hastaların yaklaşık yüzde 90’ında hastalık kontrol altına alındı.
  • Hastalığın ilerlemeden kontrol altında kaldığı süre ortalama 8 ayı aştı.

Rahim Kanseri

  • Hastaların yaklaşık üçte birinde tümör küçülmesi sağlandı.
  • Hastalık kontrol süresi ortalama 8 ay oldu.

Rahim Ağzı Kanseri

  • Hastaların yaklaşık üçte birinde yanıt elde edildi.
  • Hastalık kontrol süresi yaklaşık 6 ay olarak ölçüldü.

Araştırmacılar, ilacın yoğun tedavi görmüş hasta grubunda dahi etkili olmasının dikkat çekici olduğunu belirtiyor.

Gelecekte Neler Bekleniyor?

B7-H3 yalnızca antikor-ilaca bağlı tedavilerde değil, aynı zamanda CAR-T hücre tedavileri gibi ileri biyoteknolojik yaklaşımlarda da araştırılıyor.

Dr. Zorko, bu alandaki gelişmeleri şu sözlerle özetliyor:

“B7-H3 araştırmalarında büyük bir hareketlilik var. Farklı yöntemlerle bu hedefe yönelik tedaviler geliştiriliyor. Şu ana kadar elde edilen veriler, B7-H3’ün gerçekten güçlü ve umut verici bir kanser hedefi olduğunu gösteriyor.”

Uzmanlara göre önümüzdeki birkaç yıl içinde B7-H3 hedefli tedavilerin prostat, akciğer ve kadın kanserlerinde tedavi seçenekleri arasına katılması mümkün olabilir.

 


    Yorum Bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.